Lüksemburg

yorum yok
9 okuma
5 Ekim, 2016

luksemburg ya da resmî adıyla Lüksemburg Büyük Dükalığı (Lüksemburgca: Groussherzogtum Lëtzebuerg, Fransızca: Grand-Duché de Luxembourg, Almanca: Großherzogtum Luxemburg), Batı Avrupa’da denize kıyısı olmayan küçük bir devlettir. Toprakları Belçika, Fransa ve Almanya ile çevrelenmiştir. Başkenti, ülkeyle aynı adı taşıyan Lüksemburg’tur. Lüksemburg’un nüfusu yarım milyonun biraz altında ve yüzölçümü yaklaşık olarak 2.586 kilometrekaredir.[1]

Ülkede parlamenter temsilî demokrasi ile birlikte anayasal krallık sistemi vardır. Grandük unvanını taşıyan bir monark tarafından yönetilir.[2] Eski dönemlerden günümüze ayakta olan en büyük dükalıktır. Ülke son derece gelişmiş bir ekonomiye sahiptir ve kişi başına düşen millî gelir ortlamasında IMF ve Dünya Bankası verilerine göre birinci sırada yer alır. Tarihî ve stratejik önemi kurulduğu Roma dönemine dek uzanır.

Lüksemburg; Avrupa Birliği’nin, NATO’nun, OECD’nin, Birleşmiş Milletler’in, Benelüks Topluluğu’nun ve Batı Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerindendir. Ülkenin başkenti ve aynı zamanda en büyük yerleşim birimi olan Lüksemburg, Avrupa Birliği ile ilgili pek çok sayıda kurum, kuruluş ve dairenin genel merkezliğine ev sahipliği yapmaktadır.

Lüksemburg, Roma ve Cermen kültürlerinin kesiştiği bir noktada yer alır ve bu iki uygarlığın da ülkenin kültürel yapılanmasında büyük payı vardır. Lüksemburgça, Almanca ve Fransızca olmak üzere üç resmî dilin bulunduğu ülke laik bir devlet yapılanmasına sahip olsa da Lüksemburg halkının büyük çoğunluğu Roman Katolik Kilisesi’ne bağlıdır.
Tarihçe
Ana madde: Lüksemburg tarihi
Bu küçük ülkenin tarihi 963’te Kont Siegfried’in Lütteburg Kalesi’ni kurdurmasıyla başlar. 15. yüzyılda 4 Kutsal Roma Cermen imparatoru Lüksemburg’dan seçilmiştir. Bunlardan I. Karl, Lüksemburg’u 1354’te dükalığa dönüştürmüştür. 1443’te Bourgogne hanedanının eline geçen ve yüzyıllarca yabancı ülkelerin egemenliğinde yaşayan dükalık Bourgogne hanedanından Marie’nin Avusturya İmparatoru I. Maximillian ile evlenmesi sonucu Habsburglara geçmiştir.
Lüksemburg Büyük Dükalık Sarayı
Habsburgların bölünmesi ile Lüksemburg ailenin İspanyol koluna geçti. 1684’te Fransa Kralı XIV. Louis tarafından ele geçirildi. 1697’de Habsburgların geri aldığı ülke, 1794’te yine Fransız işgaline uğradı. 1815’e kadar Fransız egemenliği altında kalan ülke Viyana Kongresi’nde bağımsız bir büyük dükalık olarak Hollanda’ya geçmiştir. 1830 Ayaklanması’ndan sonra Belçika’nın bir parçası haline gelmiştir.

Fransız İmparatoru III. Napoléon’un ele geçirme girişiminin başarısızlığa uğramasından sonra, 1827’de bağımsızlığa kavuşan Lüksemburg Büyük Dükalığı büyük devletlerin himayesi altına alınmış ve Dükalık’ta, 1868’de üstünde birçok değişiklikler yapılmasına rağmen günümüzde de geçerli olan anayasa kullanılmaktadır. O tarihten itibaren yansızlık politikası uygulamasına karşın her iki dünya savaşında da Alman işgalinde kalan Lüksemburg, 1947 Mart’ında Belçika ve Hollanda’yla iktisat ve gümrük birliği Benelüks’ü oluşturmuş, 1949’da NATO’ya, 1957’de Avrupa Ekonomik Topluluğuna üye olmuştur.

Başkenti Lüksemburg, 2007 Avrupa kültür başkenti seçildi. Ayrıca kişi başına düşen yıllık millî gelirde dünyada ilk sıradadır (81.000$ 2006 tahmini). Diğer ülkelere nazaran zengin bir toplum olması; ülke topraklarının küçük olması ve çekirdek bir ülke olarak yaşaması ile doğru orantılıdır.

Bunların dışında, Lüksemburg, dünyada halen bağımsız olarak varlığını sürdüren ve dükalık sistemiyle yönetilen tek devlettir.

Yönetim ve politika

Lüksemburg’un illeri
Ülkede parlamenter temsilî demokrasi ile anayasal krallık sistemi vardır. 1868 Anayasası ışığında, yürütme gücü grandük ve çeşitli görevlere atanmış birkaç bakandan oluşan Bakanlar Kurulunun yükümlülüğündedir. Hükûmet başkanı, grandükün onayını aldığı sürece yasama konularında değişiklik yapma ya da yeni yasalar hazırlama yetkisine sahiptir.[3]

Lüksemburg Ulusal Meclisinin temsilcileri, 5 yılda bir yenilenen seçimlerle işbaşına gelirler ve halk tarafından doğrudan seçilirler. 4 seçim bölgesinden toplam 60 milletvekili ülkenin tek meclisli parlamentosuna girer ve yasama yetkisini elinde bulundurur. Ülke Konseyi (Conseil d’État) adı verilen birim ise grandük tarafından atanan 21 sıradan vatandaştan oluşur ve bu üyeler,Temsilciler Meclisine görüş ve önerilerini sunma hakkına sahiptirler.[4]

Ülkede, Esch-sur-Alzette, Lükemburg ve Diekirch şehirlerinde olmak üzere üç genel mahkeme; Lükemburg ve Diekirch’da iki bölge mahkemesi, temyiz ve fesih mahkemelerinden oluşan Yüksek Adalet Divanı bulunmaktadır. Ayrıca idari mahkeme ve anayasa mahkemesi de kurulmuştur ve bu mahkemeler de başkentte yer alır.

İdari yapılanma
Ana madde: Lüksemburg’un idari yapılanması
Lüksemburg, 3 ile bölünmüştür. Bu üç il kendi içinde toplam 12 kantona ve bu kantonlar da 16 komüne ayrılmıştır. Ülkedeki komünlerden 12’si şehir statüsüne sahiptir ve bunlar içinde en büyüğü başkent Lüksemburg’dur

Ülkedeki iller
Diekirch
Grevenmacher
Lüksemburg
Askeriye

Lüksemburg askerleri
Lüksemburg’un NATO görevlerine göndermek ve ülke içinde savunma gücünü sağlamak amacıyla oluşturduğu küçük bir ordusu vardır. Yaklaşık 900 kişiden oluşan ülke ordusuna katılım, 1967 yılından bu yana isteğe bağlıdır. Denize çıkışı olmayan Lüksemburg’un donanması da bulunmamaktadır.

Askerî havacılık kuvvetleri de olmayan Lüksemburg, buna karşın NATO’nun 17 adet savaş uçağının sahibi olarak kaydedilmiştir.[5] Belçika ile yapılan iki taraflı antlaşmalar ışığında iki ülke ortaklaşa olarak bugün kullanımda olan bir askerî kargo uçağını finanse etti.

Coğrafya ve iklim

En büyük kentler Lüksemburg, Esch-sur-Alzette, Dudelange ve Differdange.
Lüksemburg, Avrupa’daki en küçük ülkelerden biridir ve dünyadaki 194 bağımsız devlet içinde yüzölçümü bakımından 175. sıradadır. Ülkenin toplam yüzölçümü yaklaşık 2.586 kilometrekaredir ve en geniş noktasında 82 kilometre uzunluğunda, 57 kilometre genişliğindedir. Lüksemburg doğusunda, Almanya’nın Rheinland-Pfalz ve Saarland eyaletleri ile güneyde Fransa’nın Lorraine bölgesiyle komşudur. Batısında ve kuzeyinde Belçika’nın Almanca konuşulan bölgeleri ve Lüksemburg ile Liège illeriyle çevirilidir.

Ülkenin kuzey ucunda Ardenler uzanır. Yoğun ormanlarla kaplı bu bölgeye Ösling (Lüksemburgca: Éislek adı verilir. Bu bölge engebeli arazi yapısına sahiptir ve ülkenin en yüksek tepesi olan 560 metrelik Kneiff da burada yer alır. Bu bölge çok seyrek nüfuslanmıştır. Burada yer alan tek kasaba olan Wiltz, nüfusu 4 bini biraz aşan bir yerleşim birimidir.
Alscheid kırsalı.
Ülkenin güney bölümü ise Gutland olarak adlandırılmaktadır ve Ösling’e göre daha yoğun nüfuslanmıştır. Bu bölge daha çeşitlidir ve coğrafi olarak 5 altbölgeye ayrılabilir. Lüksemburg platosu, ülkenin orta-güney bölümünde yer alır. Burada geniş, düz bir alanda kumtaşı oluşumları gözlenir. Küçük İsviçre bölümü, ülkenin doğusunda yer alır ve sarp kayalıklar, yoğun ormanlarla kaplıdır. Moselle Vadisi, ülkenin en alçak kesimleridir. Güneydoğu sınırına yakın bir noktadadır. Kızıl Topraklar ise ülkenin en güneyinde ve güneybatısında yer alır. Bu bölge Lüksemburg’da sanayinin en önemli merkezlerinin ve ülkenin en büyük şehirlerinin bulunduğu yerdir.

Lüksemburg-Almanya sınırı, üç akarsu ile belirlenir: Moselle Nehri, Sauer Nehri ve Our Nehri. Ülkede yer alan diğer önemli akarsular Alzette Nehri, Attert Nehri, Clerve Nehri ve Wiltz Nehri’dir. Sauer ve Attert nehirlerinin vadiler Ösling ve Gutland arasındaki sınırı oluşturur.

Lüksemburg Köppen iklim sınıflandırmasında Cfb ile saınıflandırılan Batı Avrupa deniz iklimine sahiptir. Özellikle yaz sonlarında yoğun miktarda yağış alır.[6]

Nüfus bilgileri
Etnik yapı
Lüksemburg’un yerli halkı Kelt kökenli, ancak Fransız-Alman ırkları ile karışıktır.[7] 20. yüzyılda artan göç oranları ve göçmen sayısıyla Belçika, Fransa, Almanya, İtalya ve büyük çoğunluğu da Portekiz’den olmak üzere binlerce kişi ülkeye giriş yapmıştır. 2001 nüfus sayımlarında ülkede Portekiz vatandaşlığına sahip 58.657 kişi yaşadığı belirtilmiştir.[8] Yugoslav Savaşları’nın başladığı dönemden beri Lüksemburg, Bosna-Hersek, Karadağ ve Sırbistan’dan büyük oranda göç almıştır. Her yıl ortalama 10 bin göçmen alan Lüksemburg’a son dönemde yapılan göçler büyük oranda Avrupa Birliği üyesi ülkelerden ve Doğu Avrupa ülkelerinden yapılmaktadır. 2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37’sini oluşturmaktadırlar. Bunun yanı sıra ülkede sığınma hakkı istemiyle başvuranlar da dâhil, toplam 5 bin kayıtdışı göçmen olduğu sanılmaktadır.[9]

Diller

Notre-Dame Katedrali, Lüksemburg.
Lüksemburg’da, Lüksemburgca, Fransızca ve Almanca olmak üzere üç resmî dil vardır. Lüksemburgca resmî dillerden biri olmasının yanı sıra dükalığın ulusal dili olarak kabul görmekte ve hemen hemen tüm Lüksemburglular tarafından bilinmektedir. Lüksemburgca, Almanya sınırında, Almanların konuştuğu lehçeye yakın bir dildir ancak Fransızcadan yoğun biçimde etkilenmiştir.

Ülkedeki resmî dillerin üçü de çeşitli alanlarda birinci dil olarak kullanılmaktadır. Lüksemburgca günlük hayatta konuşulan dil olma özelliğine sahiptir ancak yazılı dilde pek kullanılmamaktadır. Resmî yazışmaların büyük bölümü Fransızca yapılır ancak okullarda en çok öğretilen dil ise Almancadır. Basın-yayın organlarının büyük çoğunluğunun ve ülkedeki Katolik Kilisesi’nin de dili Almancadır.[10]

Lüksemburg’da eğitim de üç-dillidir. İlköğretimin ilk yılları Lüksemburgca yapılır. Daha sonra kullanılan dil Almanca olarak değişir. Ortaöğretimde ise öğretim dili Fransızcaya döner.[11] Ancak ülkede ortaöğretimden mezun olabilmek için ülkenin üç resmî dilinde de yeterlilik belgesi gerektiğinden ülkede okul bitirme diploması almadan eğitim kurumlarını terk edenlerin sayısı oldukça yüksektir. Özellikle göçmen ailelerin çocukları bu konuda büyük güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.[12]

Ülkenin üç resmî dilinin yanı sıra, İngilizce de eğitim süresince öğretilmektedir. Bunun dışında, Portekizce ve İtalyanca ülkedeki en büyük azınlık dilleridir.

İnançlar
Lüksemburg laik bir devlet olmasına karşın, devlet bazı inançları resmî olarak tanır. Böylece devlet dinî işlerde yönetimde söz sahibi olur ve din adamlarının atanmasında rol oynar. Bunun karşılığında, dinî kurumların giderleri ve din adamlarının ücretleri ödenir. Günümüzde Lüksemburg’da tanınmış inançlar Katolik Kilisesi, Rum Ortodoks Kilisesi, Rus Ortodoks Kilisesi, Yahudilik, Anglikanizm, Protestanlık ve İslam’dır.[13]

Lüksemburg’da 1980 yılından beri devletin dinî inançlara ve eylemlere ilişkin istatistiksel bilgi toplaması yasaklanmıştır.[14]

CIA’in 2000 yılı için yaptığı tahminlere göre Lüksemburg halkının %87’si Katolik Kilisesi’ne bağlı iken kalan %13’ü de Protestanlık, Rum Ortodoks, Yahudilik ve İslam inançlarına mensup ya da dinsizdir.[15]

Lüksemburg’da inançlar konusunda en güncel istatistik sonuçları Avrobarometre’nin 2005 yılında yürüttüğü çalışmalar sonucu elde edilenlerdir. Buna göre, Lüksemburg vatandaşlarının %44’ü tanrının varlığına inandığını, %22’si bir özel ruh ya da yaşam kaynağının olduğunu düşündüğünü, %22’si de herhangi bir tanrı ya da kutsal varlığa inanmadığını belirtmiştir.[16]

Ekonomi
Lüksemburg ekonomisi istikrarlı, yüksek gelirli, büyüme hızı yüksek bir ekonomidir. Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür. 1960 yılına dek çeliğin egemen olduğu sanayi sektörü, son dönemlerde çeşitlenmiş ve kimyasallarla kauçuk işlemenin payı artmıştır. Ülke Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra dünyanın en büyük ikinci yatırım fonu merkezi ve avro alanı içindeki en önemli bireysel bankacılık merkezidir. Avrupa’nın en önde gelen sigorta şirketlerinin merkezidir.

Bununla birlikte Lüksemburg hükûmeti son dönemlerde bir internet hamlesi gerçekleştirmiş ve bunun üzerine Skype, eBay ve Jajah gibi tanınmış internet şirketleri yerel ya da uluslararası genel merkezlerini Lüksemburg’a taşımışlardır.

Ülkede tarım çok küçük oranda genelde ailelerin işlettiği çiftliklerde yapılmaktadır. Lüksemburg özellikle Benelüks Birliği’nin diğer iki üyesi Belçika ve Hollanda ile sıkı ticari ve ekonomik ilişkiler geliştirmiştir. Avrupa Birliği’nin de üyesi olan ülke Avrupa Birliği’nin ortak pazar uygulamasından da yararlanmaktadır. kişibaşına düşen yıllık millî gelir ortalamasında dünyada birinci sıradadır.[15] Ülkelere göre yaşam kalitesi sıralamasında 4. sıradadır.[17] 2006 yılında ülkede işsizlik oranı %4.8 olarak ölçülmüştür.[18] 2005-2006 yılları arasında ilk kez uluslararası büyüme hızlarının düşük olmasından dolayı ülke ekonomisi carî açık vermiştir.[19]

Ulaşım
Lüksemburg’da karayolu, demiryolu ve havayolu taşımacılığı hizmetleri son derece gelişmiştir. Son yıllarda özellikle karayolu ağı önemli ölçüde yenilenmiş ve 147 kilometre uzunluğunda otoyolla başkent komşu ülkelere bağlanmıştır. Başkenti, Paris’e bağlayan yüksek hızlı tren hattının kullanıma girmesi ile şehir garı yenilenmiş ve son dönemde Lüksemburg – Findel Uluslararası Havalimanı’na yeni bir yolcu terminali eklenmiştir. Yakın gelecekte başkentte şehiriçi ulaşımda cadde tramvayı ve komşu şehirlerle bağlantı içinde hafif metro hatları yapılması düşünülmektedir.

Kültür ve sanat

Edward Steichen, Lüksemburglu fotoğrafçı ve ressam
Lüksemburg, tarihi boyunca kültürel bağlamda komşularının gölgesinde kalmış, uzun yıllar bir tarım ülkesi olarak anılmış ancak kendine özgü birtakım folklorik gelenekler geliştirmiştir. Ülkede büyük çoğunluğu başkent Lüksemburg’da bulunan pek çok müze vardır. Ulusal Tarih ve Sanat Müzesi, Lüksemburg Şehri Tarih Müzesi, Grandük Jean Modern Sanat Müzesi ve Diekirch’deki Ulusal Askerî Tarih Müzesi ülkenin en bilinen müzelerindendir. Eski ve iyi korunmuş kaleleriyle başkent Lüksemburg UNESCO’nun dünya kültür mirası listesinde yer almaktadır.

Lüksemburg’dan, ressam Joseph Kutter ve Michel Majerus ile fotoğraf sanatçısı Edward Steichen gibi dünyaca tanınmış sanatçılar yetişmiştir. Steichen’ın The Family of Man adlı sergisi Clervaux’da kalıcı olarak sergilenmektedir.

Başkent Lüksemburg, 1995 ve 2007 yıllarında olmak üzere iki kez Avrupa Kültür Başkenti olma özelliğini taşıyan tek şehirdir. 2007 yılında Avrupa Kültür Başkenti’nin Büyük Lüksemburg Dükalığı, Almanya’nın Rheinland-Pfalz ve Saarland eyaletleri ile Fransa’nın Lorraine bölgesini kapsayan sınırötesi bir alan olması kararlaştırıldı. Böylece bölgelerarası ilişkilerin artırılması, geliştirilmesi ve karşılıklı görüş alışverişi sağlanması amaçlandı.

Related posts:

Baden Württemberg
Burgenland
Ramsgate


Bir önceki yazımda « makalem var.
Emre

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Yoğun çalışma ortamından sonra birkaç gün sakın yerde tatil yapmak sadece ...

Bedava arkadaşlık siteleri üyeliksiz, internette bilgiye yada aradığımıza ...

Özgürce sınırsız sohbet edilebilecek mekan diyorsanız, kahveniz elinizde bir ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?